Dana Vadisi ya da Dana Rezervi
14 Kasım 2017 Salı
Rahayeb Çöl Kampındaki gecemizin arkasından sabahleyin çöl ayazında kahvaltımızı yaptık. Kamp personeli ile vedalaştıktan sonra Dana Vadisine doğru yola çıktık.
Ürdün zengin ve çeşitli çevrelerin birleştiği bir ortamdır. Bu çeşitlilik nedeni ile değişik yaşam ve farklı canlılara sahiptir. Nesli tükenmekte olan ve yabani hayvanların türlerini korumak için doğa rezervleri kurulmuştur. Avcılık yüzünden Dana Rezervi 1989 yılında Ürdün’ün güneyinde 310 kilometrelik bir alana kurulmuştur. Bu rezervde üç coğrafi alanda ve yedi farklı türde 700 den fazla bitki türleri bulunmaktadır. Yine burada 598 vahşi hayvan ve 72 adet nesli tükenmekte olan hayvan türü vardır. Vahşi gri kurt, siyah leylek, esmer kartal, çekirge bunlardan bazılarıdır. Bunların dışında Dana rezervi kil ve çamur kaynakları sayesinde seramik endüstrisi ile ünlüdür. Yine bu bölgede takı ve gümüş işleri de yapılmaktadır.
Dana rezervi dağların arasında çukur bir vadide bulunmaktadır. Tepede bir çöl kampında çay molası verdik. O arada yerel rehber geldi. Vadiye iki saat yürüyerek ineceğimizi söyledi. Ayrıca iki saat de çıkmak için yürünecekmiş. Biz yürümek istemedik ve rehberi geri gönderdik. Şoförümüz Bassam bizi yoldan Osmanlılardan kalma Dana Köyüne kadar indirdi. İyi ki yürümek istememişiz. Beş dakikada arabayla iniverdik. Köy küçücük camisi, tipik Osmanlı kaldırımları ve evleri ile tam bir Osmanlı köyü. Köyü dolaştık, resimler çektik. Aşağıdaki vadiyi seyrettik. Çakıl ovalarından kum tepelerine kadar dikkat çekici bir çeşitliliğe sahip bu alanın ziyaretçileri Rummana Dağı ve Fernan bölgesindeki arkeolojik kalıntıların gizemine, Dana Köyünün huzur veren atmosferine ve beyaz kumlarla kaplı uçurumların ihtişamına kendilerini kolayca kaptırıveriyorlar.



