Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

Gence- Azerbaycan

24 Mayıs 2025 Cumartesi

Rusya İmparatorluğu döneminde Elizavetpol(1804-1918),1920-1935 yıllarında Gence ve daha sonra 1935-1991 yılları arasında Kirovabad adını alan şehir 1989 dan itibaren tekrar Gence adını almıştır. Azerbaycan 1991 yılında özgürlüğüne kavuşunca ülkenin ikinci büyük şehri olarak tanınmaktadır. Gence adı ” Gan” yani geniş, bol demektir.

Bakü’deki odamızda kahvaltı ettikten sonra bolt taksi ile 7 manata garaja geldiğimizde saat 9.30 olmuştu. Biletimizi trende yer bulamadığımızdan daha evvel garaja gelerek almıştık. kişi başı 13.5 manat Yerimiz de en ön 1 ve 2 numaralı yerler. Yani tam şoförün arkası. Böylece her yeri görerek seyahat edeceğiz. Yolculuk uzun sürüyor. Güzel ve yemyeşil bitki örtüsü ile kaplanmış yollardan geçerek saat 12.00 de yol üstünde bir lokantada mola verildi. Biz burada çok güzel bir kazık yedik. Adam 1 porsiyon lüle kebabının 7 manat olduğunu söyledi. Biz de 1 porsiyon istedik. ancak adam tek tabakta 2 porsiyon getirmiş. Ve yanında biz istemediğimiz halde salata ve ayran getirdi. Biz 7 manat ödeyeceğimizi zannederken bunlar için ayrı ödeme yapmamız gerektiğini ısrarla söyledi. Araba da kalkmak üzereydi ve 20 manat ödemek zorunda kaldık. Ama oraya bir daha gidersek o lokantayı şikayet edeceğim. Yarım saat yemek molasından sonra hareket ederek ve saat 14.30 da Gence Şehrinin ihtişamlı kapısından geçerek garaja vardık. Garajdan bolt taksi ile2 manata şehrin tam merkezindeki “Gence Otel” e geldik. Tarihi bir bina olan otel valilik binasının tam karşısında ve önünde büyük bir park var. Odamıza çıkıp dinlendik. Bu otele kahvaltı dahil 3 gece için 240 manat ödedik. Oteli çok beğendik. Tekrar gelirsem aynı otelde kalırım.

25 Mayıs 2025 Pazar.

Otelde kahvaltı çok zengin. Açık büfe. Sütlü nescafe içtik. Garson tekrar tekrar getirdi. Saat 10 civarında bolt taksi ile 2 manata “sebet” denilen pazara gittik. Kapalı bir alana tıpkı bizim pazarlar gibi kurulmuş; içinde sebze, meyve, kuru yemiş çeşitleri, peynirciler, ne ararsan var. Bir sokakta ise kasaplar sıralanmış. Hayvanlar orada kesilip satılıyor. Biz de kilosu 5 manattan birkaç kilo peynir aldık. Uzun saplı bir bahçe süpürgesini 3 manata aldım. Meyveler çok güzeldi. Kiraz ve kayısı aldık. Sonra orada 12 manata köfte yedik. Ayran içtik. Bir de kilosu 4 manata fermente et sucuk aldık. Kuruyemişçiden ise kilosu 8 manata çiğ badem aldık. Böyle pazarları çok seviyorum. Ne ararsan taze ve ucuzu oluyor.

Akşam üzeri bolt taksi ile otele döndük.

26 Mayıs 2025 Pazartesi

Yine Gence Otelde nefis bir açık büfe kahvaltıdan sonra garaja geldiğimizde 8.20 Şeki minibüsünü kaçırdığımızı, bir sonrakinin ise öğleyin olduğunu öğrendik. Şeki şehrini çok görmek istediğimizden; bize 9.30 da kalkan “Balakan” minibüsüyle gitmemizi önerdiler. Kişi başı 6 manata bilet aldık. Devamı ” ŞEKİ” yazımda.

27 Mayıs 2025 Salı

Gence otelde açık büfe nefis bir kahvaltı yaptık. Daha evvel otelde çalışan bir hanım vasıtasıyla tanıştığımız bir araba sahibiyle şehirdeki gezilecek önemli yerleri gezdirip saat 16.00 da bizi Gence Havaalanına bırakması için anlaştık.

Saat 08.00 arabamız geldi. Önce “Bootle House” denilen ve tam 50 bin cam şişe kullanıldığı söylenen 2 katlı evi görmeye gittik. Halk arasında “Butilka Ev” diye anılan ev gerçekten bir sanat harikası. Çiçekli bir balkonu olan bu güzel ev farklı renkli taş ve şişelerle harika görünüyor.

İmamzade Camisi: Şehrin bir başka köşesinde bulunan, Beşinci Şii İmamının oğlu ve 6.Şii imamının kardeşi İbrahim İbni Muhammed El Bakir’in mezarını barındıran bahçe duvarlarının çevirdiği büyük cami Şii Müslümanlarca önemli bir ibadet yeridir. Mavi renkler ve mimari tarzı İran’daki camileri anımsattı.

Şah Abbas Camisi: Cuma Camisi adıyla da anılan cami, kentin merkezinde yer almaktadır. 1587-1629 yıllarında Büyük Şah Abbas’ın emirleri ile inşa edildiğinden onun adını almıştır. İran’ın 5. Safevi Şahı olan Abbas Safevi imparatorluğunun en büyük şahıdır. Cami ortada fıskıyeli büyük bir meydanda bulunmaktadır.

Çökek Türk Hamamı: 1606 yılında Mimar Bahaddin Muhammmet tarafından yapılmış hamam meydanın bir köşesinde kapısı kapalı halde olduğundan ancak dışardan görebildik.

Javad Han Türbesi: Ruslara karşı savaşan bu ulusal kahraman, oğulları ile savaşırken 1804 yılı başında vuruldu. Gence halkı için bu kahraman çok kutsaldır. Vitray pencereleri çok güzel yapılmıştır.

Gence Devlet Filarmoni Binası: Parkın biraz üst tarafında, önünde heykellerle süslü fıskıyeli havuz bulunan bu ihtişamlı bina 1991 yılında inşa edilmiş bir konser salonudur.

Nizami Gencevi Anıtı: Gence şehrinin dışında yer alan anıt, 12.yüzyıl şairi Nizami Ganjavi’nin adına inşa edilmiştir. Etrafı çiçeklerle süslenmiş büyük bir parkın en sonunda bulunmaktadır. Adından da belli olduğu gibi Gence’de doğdu ve orada öldü. Türbesi hem Azeriler, hem Persler için önemlidir. Anıt, 1990 yıllarında yenilenmiştir.

Mustafa Kemal Atatürk Caddesi: Cadde, Mirza Abbas Abbaszade Caddesi ile Zülfü Hacıyev Caddesi arasında, yaklaşık 4,5 km .uzunluğundadır.. Caddenin girişindeki köşedeki tanıtım panosuna Atatürk Rölyefi konulmuştur.

Haydar Aliyev Parkı: Park alanı tam 450 hektar. Girişinde görkemli bir kapı inşa edilerek üst kısmına “Haydar Aliyev Parkı” yazısı yazılmıştır. Parkın oluşumu, Haydar Aliyev’in Gence’yi ziyareti esnasında o alana bir çınar ağacı ektirmesiyle doğmuştur.

Gence Kalesi:1588 yılında Osmanlıların Gence’yi fethinden sonra inşa edilen kaleden o küçük bir bölüm restore edilerek bu günlere gelmesi sağlanmıştır.

Göygöl Gölü: Şehrin dışında bulunan göle araba ile yaklaşık 1 saatte gittik. Milli Park olarak düzenlenmiş ve saat 09.00 da açılıyor. Giriş kapısında kişi başı 7 manat ödedik. Tekrar araba ile başka bir kapıya kadar gidip arabayı orada otoparka koyduk. İçerden ufak bir golf arabası bizi aldı ve gölün tam kenarına kadar 10 dk.da götürdü. Yemyeşil ormanın arasından mis gibi kokulu kır çiçeklerini seyrederek tam gölün kenarına vardık. Tepede gölü gören bir binanın asansörle inilen bahçesinde dinlendik. Bu binanın İlhan Aliyev’in olduğunu söylediler. Ormanların içerisinde masmavi görünen bu göl manzarası rüya gibiydi. Önündeki kafede 10 dakika oturup dinlendik. Sonra tekrar bizi getiren araba ile ilk giriş kapısındaki otoparkta indik. bizden gidiş geliş 10 manat daha istediler. Ben de elimizde son kalan 5 manatı verdim. Otoparktan tekrar kiraladığımız taksiye binerek Gence’ye doğru yola çıktık. Yol da güzel bir yerde durup meyve yedik.

Saat 16.00 da Gence havaalanına geldik. Arabaya tüm gün için 80 manat ödedik. Tek katlı küçük havaalanı çok sessizdi. Bir tek Rusya’ya gidecek bir uçağın yolcuları sıra bekliyordu. Pegasus havayolları ile Saw Havaalanına olan uçağımız saat 19.15 te kalktı. Saw Havaalanına güzel bir yolculuktan sonra saat 21.00 geldik. Hemen yapılan muameleden sonra da E-3 nolu belediye otobüsüne binerek Kavacık’ta indik. Bir taksi ile 150 tl’ına eve geldik.

Yorum Yazın