19 Mayıs 2013 Pazar(6.Gün)
İşkodra biletimizi 5,5 Euroya aldık. Arnavutluk’un kuzeyinde ve İşkodra gölünün güney ucunda bulunan İşkodra’ya girdiğimizde yol üzerinde bir cami ve Türk Bayrağı asılı bir yapı görerek önünde indik. Otobüs yolculuğumuz yaklaşık iki saat sürdü.
İşkodra’da caminin önünde indikten sonra yanında Türk Bayrağı asılı olan binaya girdik. Orayı okula benzetmiştik. Yanılmamışız. Adının Adil Cukali olduğunu öğrendiğimiz genç bizi karşıladı. Odasına buyur etti. Sohbetimiz esnasında bizi İşkodra’da görmekten çok sevindiğini; kendisinin üniversite tahsilini Bursa’da yaptığını ve Türklere gönül borcu olduğundan bahsetti. Okulu merkezi Üsküdar’da bulunan Aziz Mahmut Hüdai Vakfı yaptırmış. Okul ücretsiz olup bu vakıf tarafından destekleniyormuş. Yatılı kız ve erkek kısımları var.
Adil Bey bizi aynı cadde üzerinde bulunan Arifi Kompleksi(www.kompleksiarifi.com) oteline getirdi. Bu çok lüks otelde geceliği 40 Euro vererek kaldık. Otele yerleştikten sonra bizi köfteciye götürdü. İki kişi 5 er köfteye 300 lek ödedik.( 1Euro 132 lek.)
Hava karardığından otele dönerken manavdan peynir, domates, salatalık, kiraz ve elma aldık.
İşkodra:
2o Mayıs 2013 Pazartesi
Sabah kahvaltımızı Kompleksi Arifi adlı otelde yaptıktan sonra Adil Beyin yanına okula gittik. Bize 15 Euro’ya bir taksi kiraladı. Türkçe bilen şoför önce bizi İşkodra manzarasına hakim tepedeki Rozafa Kalesine çıkardı. Surlar ve kale muhteşem. Komünist rejimin hışmından kurtulan Kurşunlu Camisinin minarelerinden yükselen ezan sesi bizi ağlattı. Aşağıda görünen şehir, göl, yemyeşil ova ve diğer tarafta eski şehir, Dalmaçya’ya doğru akan nehir manzaraları adeta bir tablo gibiydi.
Daha sonra İşkodra Gölünün Arnavutluk tarafını kıyıdan gezdik. Göl kıyısında yer yer gazinolar var. Bir de göl kenarında tamir edilen bir minare gördük. Camisi yoktu. Arnavutluk’un ikinci büyük şehri İşkodra’da kendimi Anadolu’daki bir şehirde gibi hissettim. Yemyeşil ovanın içinden geçen nehirler, kaleler, cami. Allah’ım nasıl bıraktık buraları, bu güzel yerleri.













