Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

Lahor-Pakistan

16 Ekim 2024 Çarşamba

Kahvaltımızı yapıktan sonra saat 07.00 İslamabad’da kaldığımız Sintra Hotel’den ayrıldık. Resepsiyonda çalışanlarla vedalaştık. Daewoo otobüs garajına gitmek için bir taksi 185 liraya anlaştık. Ancak Şanghay Konferansı dolayısiyle yolların kapalı olduğu söylenerek şoförler gitmek istemiyordu. Neyse en sonunda Faizabad semtinde bulunan garaja gelebildik. Business class otobüste yerimiz hem en önde idi, hem de kapıda bir kadın hostes karşıladı. Yolda tuvalet molası verildi. Arabada hostes(Adı Amber) ikramlarda bulundu. Rahat bir yolculuktan sonra 5 saatte Lahor’a geldik. Garajda daha sonra gideceğimiz şehir olan Multan’a otobüs biletimizi aldık. İki kişi 608 lira. Tuktukla 62 liraya anlaşarak Sofra Lokantasına gittik.(Falcon Complex 3) Telefonu +924235925318 . Biraz aradıktan sonra bulduk. 341 liraya karnımızı doyurduktan sonra tekrar 68 liraya anlaştığımız tuktukla kalacağımız “Grand Millenium Hotel” e geldik. Booking’ten bulduğumuz bu otelden 4 gece kalmak için 133 dolar ödedik. Otelin resepsiyonunda çalışanlar çok yardımseverdi. Ancak kaldığımız 302 nolu odanın tam üstünde bulunan yemekhanenin mutfak bölümünden sabah 05.00 te gürültüler başlıyordu. Havlular çok eski ve simsiyahtı. Klozet lavabonun adeta altına sokulmuş gibi zor oturuluyordu ve duşa kabinde büyük bir temizlik fırçası duruyordu. Kahvaltısı da çok kötüydü. Bizim yiyebileceğimiz hiçbir şey yoktu. Haşlanmış yumurta istedim. Yapıp getirdiler. Meyve yoktu. İsteyince sadece 2 mandalina getirdiler.

17 Ekim 2024 Perşembe

Kendi getirdiğimiz peynir ve zeytinle kahvaltı yaptıktan sonra bir rikşa ile 40 liraya “Badshahi Camisi” -“Padişah Camisine” gittik. Cami, Babür İmparatorluğu zamanında Evrengzib tarafından 1671 yılında yaptırılmaya başlanmış ve 1673 yılında bitirilmiştir. Günümüzde Pakistan’ın en büyük 2. camisidir. Babür İmparatorluğunun yıkılmasından sonra Sihler ve İngilizler tarafından askeri garnizon olarak kullanılmıştır. Caminin avlusu çok büyük olmasına rağmen içi çok küçüktür. Avlusundan bakıldığında Pakistan bağımsızlık bildirisinin okunduğu yere yaptırılan “Minare-i Pakistan” adlı anıt görülmektedir. Caminin hemen arkasında ise bir sih tapınağı ve ortada “Huzuri Bagh” denilen güzel bir bahçe görülmektedir. İngilizlerden önce sihler 50 yıl Lahor’u idare etmişler.

Badshahi Camisine girmeden önce Pakistanlı Şair Muhammed İkbal’in mezarını da ziyaret ettik. Pakistan’ın kuruluşunda büyük rol oynamış ve bağımsızlığın sembolü olmuştur. Hayli tepede olup merdivenlerle çıktığımız padişah Camisini ziyaretten sonra karşıda görünen Lahor Kalesine doğru ilerledik. Bir kale kapısından geçtiğimizde kendimizi turist bürosunda bulduk. Hemen içeri girdik. Herkes Türkiye’den geldiğimizi duyunca zaten çok ilgileniyor. Büro yetkilisi daha evvel Türkiye’de Antalya’da çalışmış ve çok güzel Türkçe konuşan “Hasib Jamal’i çağırarak bizimle tanıştırdı. Telefonu+923059289979 . Hem de çok cana yakın bir rehber olan Hasib Jamal ile Lahor Kalesini dolaştık. Önce Lahor Kalesi bileti alınıyor. İki kişi 150 lira olan biletle hemen elektrikli bir arabaya bindik. Şiş Mahal(Aynalı Saray),Divan-ı Am(Halk Divanı),Divan-ı Has gibi Lahor Kalesinin içindeki bölümleri bize Hasib Jamal gezdirdi. Ekber Şah tarafından yaptırılan Lahor Kalesine sonradan Cihangir, Şah Cihan, Alemgir Evrengzib eklemeler yapmışlar. Şiş Mahal denilen Aynalı Saray ise restore edilmektedir. Kale önceleri Ravi Nehri kenarında ise de bugün kale duvarlarından bakıldığında nehrin kurumuş olduğu ve kalenin şehrin ortasında kaldığı görülmektedir. Aynalı Saray(ŞİŞ MAHAL) zamanında Lahor valisi Asaf Han tarafından Şah Cihan adına yaptırılmış ve güzel işlemeler ve aynalarla süslenmiştir. Ancak İngilizler ülkeyi terkederken de bir çok şeye zarar vermiş, hatta söküp götürmüşler. Lahor Kalesini dolaştıktan sonra Wazir Khan Camisine 40 liraya rikşa ile anlaşarak gittik. Çok dar sokaklardan geçerek ancak gidilebilir. Rikşa bizi caminin dışında bekledi.

Aslında Şah Cihan’ın yaptırdığı bu cami Şah Cihan’ın diğer adı olan Nawab Wazir Khan adı ile tanınmaktadır. Pakistan’ın en güzel süslemeli camilerinden olan bu cami1634 yılında inşa edilmiştir. Caminin bazı bölümleri restore ediliyordu. Burada yaklaşık bir saatlik bir ziyaretten sonra yine rikşaya 80 lira verip Sofra restorana gittik. 410 liraya güzelce Türk Kebapları yiyip bayağı dinlendik. Sofra Restoranda yemekten sonra artık otele dönme zamanı gelmişti. Yine bir rikşa ayarlayıp 90 liraya otelimize geldik.

18 Ekim 2024 Cuma

Oteldeki kahvaltıdan sonra yine bir rikşa çağırıp 62 liraya meşhur “Shalamar Gardens” denilen Şalimar Bahçelerini görmeye gittik. Babür Devletinin miras bıraktığı bahçeler Lahor Şehrinde 16 hektarlık bir alana yayılmıştır. Şah Cihan burayı babası Cihangir’in Keşmir Şehrinde yaptırdığı bahçelerinden esinlenerek 1641-1642 yılları arasında yaptırmıştır. Büyük bir havuzun etrafında 3 farklı terastan meydana gelmiştir. Babür İmparatorlarının ve üst düzey misafirlerin güzel vakit geçirmesi için yapılmıştır. Giriş için kişi başı 500 PKr rupisi yani 62 lira ödedik. Ayrıca bahçeyi dolaşmak için çok güzel arabalar koymuşlar. Yürüyerek gezmenin imkanı yok. Onun için de iki kişi 1.000 pkr yani 124 lira ödeyerek rahatlıkla resimler çekerek yorulmadan gezdik. Saat 15.00 olmuştu. Bugün diğer Türk Lokantası Nisa Turkish Restorana gitmek için 40 liraya rikşa ile anlaştık. Block C-1 Golberg adresindeki son derece lüks restoranda hem dinlendik, hem yemek yedik. Ancak hayli pahalı bu restorana 802 lira ödedik. Fakat ödemeye değerdi. Telefonu:+92 4235785670. Lahor’da üç şubesinin olduğunu söylediler. Yine akşam olmuştu.40 liraya bindiğimiz rikşa bizi otele getirdi. Otelin yakınlarındaki kuruyemişçiden 500 liralık çeşitli kuruyemiş aldık.

19 Ekim 2024 Cumartesi

Kahvaltıdan sonra Babür İmparatoru Cihangir’in mezarını(Tomb Of Jahangir) görmek için Ravi Nehrinin kenarına kurulmuş olan Şahdara Bagh denilen bölgeye rikşaya 50 lira ödeyerek gittik. Otele çok uzak bir yerde bulunan mezarı bulmamız için bayağı yol sorduk. Hiç kimse bu mezarın yerini bilmiyordu. Neyse sora sora bulduk. Büyük bir bahçenin ortasında bulunan mezar 1637 yılında inşa edilmiştir.

Mezarın bulunduğu bina freskler ve mermer iç mekan ile zengin bir görünüm vermektedir. Bitişiğinde bulunan Akbar Sarai ve Asif Han Türbeleri ile Unesco Kültür Mirası geçici listesine alınmıştır.

Mezarı ziyaret ettikten sonra 50 liraya rikşaya binerek “Alemşah” adlı pazara gittik. Lahor’da her yerde pazar var. Bu pazar da küçük dükkanlardan oluşan bayağı büyük bir pazar. Pazardan parfümler aldık. Bir parfümcü de bana hediye parfüm verdi. Buradan 75 liraya rikşa ile anlaşarak “Wagah Border “sınır kapısına gitmek için Kaddafi stadyumunun yanında kalkan otobüs garajına gittik. Lahor çok büyük bir şehir. Yarım saat kadar sonra ancak şehir dışına çıkabildik. Stadyum şehir dışına yapılmış. Yakınlarında ” sight seeing” adlı iki katlı gezi otobüslerinin parkı var. Bu otobüsleri devlet turizm işletmesi koymuş.65 yaş üstü ücretsiz. Ancak önceden yer ayırtmak gerekli. Biz de iki gün evvelden yer ayırtmıştık. Öğleden sonra 16.00-16.30 civarında hareket ediyor. Lahor ile sınır arası 50 km kadar .Biz sınıra vardığımızda araba açık bir otoparka park etti. Ben herkese gösteri için bu otobüslerle gitmelerini tavsiye ediyorum. Zira bireysel gittiğinizde sınıra çok uzakta park edip bir sürü kontrollerden geçmeniz ve yürümeniz gerekiyor. Otobüsle giderseniz kontrolden geçmeden direkt en öndeki locaya oturuluyor. Biz de öyle yaptık. Yoksa arkada binlerce insan vardı. İki sınır arasında kapalı bir demir kapı var. Her iki ülkenin bayrakları kendi taraflarında dalgalanıyor. Her iki ülkenin müzikleri çalıyor. Pakistan tarafında bir kişi halkı coşturuyor, diğer kişi de davul çalıyordu. İki tarafın askerleri el, kol ve ayak hareketleri ile güç gösterisinde bulunuyorlardı. Bir ara sınırdaki demir kapı açıldı. İki tarafın askerleri tam sınıra ayak basarak hareketlerini yaptılar. Bayrak törenleri yapıldı ve sınırdaki demir kapı yine kapatıldı. Askerler kendi taraflarında yine güç gösterileri yaparak yürüdüler. Tören yaklaşık gün batımına yakın ve bir saat sürüyor. Gerçekten görülmeye değer. Askerlerle resimler çekildik. Tekrar otobüsümüze binerek garaja geldiğimizde akşam olmuştu. Otobüsün hostesi Yıldız ve Fatma adlı kızlarla sohbet edip resimler çekildik. Fatma bizi arabası ile otele bıraktı. Kendisine hediyeler verdik. Sınır kapısındaki tören görülmeye değer.

.

Yorum Yazın