Moğolistan, Kuzey Doğu Asya’da , Çin ile Rusya arasında denize kıyısı bulunmayan 1.564 116 km.lik bir alana yayılmış Asya’nın 6.büyük ülkesidir. Başkenti Ulan Bator’un nüfusu 1,3 milyon olup gördüğüm kadarı ile trafik problemi var. Cumhurbaşkanlığı sistemi ile yönetiliyor. Nüfusu 3,2 milyon olup %40 ı göçebedir. Moğolistan’da yaşayan etnik guruplar” Buryad, Oirat, Darkhat, Tsaatan” dır. Moğolistan’da km. kareye düşen kişi sayısı 1.6 dır. Dilleri Altay dil ailesinden Moğolca’dır.
Dinleri ise Şamanizm, Budizm, Lamaizm, Hristiyanlık ve İslam dır.
Parası Tugrik olup MNT olarak geçmektedir. 1000 MNT 10 liradır.
Bence dünyada doğası bozulmamış coğrafyası , eşsiz kültürü, misafirperver insanları ile en ilginç ülkelerin başında Moğolistan geliyor. Sonsuza dek karla kaplı Altay Dağları, yayla bitkileri, iğne yapraklı ormanlarla çevrili ovaları, Gobi ve diğer çölleri, temiz su gölleri ve nehirleri ile bizi mestetti. Çok geniş topraklarında çok az insan yaşıyor. Bu insanların çoğu göçebe olup hayvancılıkla uğraşıyorlar. 3 milyonun üzerinde sadece at varmış. Kıl çadırlarda yaşıyorlar. Kışları çok soğuk, yazları kuru ve sıcaktır.
16 Temmuz 2024 Salı
Ulan Ude’de kaldığımız” “Hotel Severny Baikal’dan otobüs garajına gelerek kara sınırı Kyakhta’dan geçerek Moğolistan’da başşehir Ulan Bator’a gideceğimiz otobüsümüz saat 07.30 da hareket etti. Biletimizi Ulan Ude’ye geldiğimiz gün garaja giderek almıştık. Baştan gişedeki kadın “bilet yok”dedi .biz çok ısrar edince bir yerlere telefon etti. Ve bize otobüsün en önündeki iki koltuğu verdi. Kişi Başı 150 lira olmak üzere 2 kişi 300 lira ödedik.
Rusya ile Moğolistan arasındaki kara sınırının adı Kyakhta. Ulan Ude’den uzaklığı 2 saat. Rus sınır kapısı çok bakımlı ve tertemizdi. Muamelelerimiz hemen yapıldı Aradaki tampon bölgeyi otobüse binerek geçtik. Moğol sınır kapısındaki muamelede 15 dakika sürdü. Yolda tuvalet ve yemek molası verildi. Bu mola 2 saat kadar sürdü. Saat 21.00 Ulan Bator şehrindeki ” Dragon Center ” adlı otobüs garajına vardık. Gece olmuştu. Her yer kapkaranlıktı. Bir kadın bize yardımcı olarak booking.com dan bulduğumuz ” SpringHotel” e kadar getirdi. Bu otelde bir gece kalacağız. Otel şehrin merkezinde olduğundan trafikten dolayı ulaşmamız çok zor oldu. Bu otele 2 gece için kahvaltı dahil 5.204 lira ödedik.
17 Temmuz 2024 Çarşamba
Sabah kalktığımızda otelin kahvaltı katının su bastığını söyleyerek kahvaltı parasını 600 lira karşılığı MNT olarak geri verdiler. Hayatımın en büyük kazığını bize atan kadın rehber geldi. hem de gecikerek. Önce arabayı kullanacak babasını da getirdi. Benzin parasını da ayrıca biz ödedik. Kadın da 100 dolara aldı günlük.
Saat 10.15 te 15 dakika gecikme ile araba ile geldiler. Babasının yanında eşim önde oturdu. Rehber benim yanımda oturdu. Yola çıktık. Önce Cengiz Han Kompleksi denilen alana gittik. Burası Ulan Batur’un dışında büyük bir alana büyük bir çadır yapılmış. İçi lokanta olarak hizmet veriyor. Bir kale yapmışlar. Tahtadan heykeller koymuşlar. Cengiz Han zamanında ne varsa canlandırma yapmışlar. Yani bir nevi açık hava müzesi. Orayı gezmemiz iki saati buldu. Cengis Han Heykelini görmek için yola devam ettik. Ulan Bator’a yaklaşık bir saat ve 54 km. uzaklıkta bulunan bölgeye Tsonjin- Boldog deniliyor. Çok büyük açık bir alanın ortasındaki heykel uzaklardan görünüyor. Alana bir kapıdan giriliyor. Heykel 40 metre boyunda olup paslanmaz çelikten yapılmış. Heykel binasının giriş katında hediyelik eşya dükkanları ve devasa bir Moğol çizmesi ve o çağlardan kalma bazı eşyalar var. Binadan çıkarken kartalla poz verilebilir. Söylentilere göre Cengiz Hanın babası Moğol, annesi Türkmüş. Heykelin tepesine asansörle çıkılıyormuş. Biz sadece karşıdan resimlerini çektik. Oradan hareketle Gandan Manastırına gittik. Tam ismi “Gandantegchinlen ” olan tapınağın anlamı” Tam Huzurun Büyük Yeri” olup Budistlere ait bir ibadet yeri. Daha sonra ” Turkish Restaurant Hürrem Sultan” adlı Türk restoranına gittik. telefonu +97677009961.Çalışanlardan bilhassa Veli Azarah bizimle çok ilgilendi. Ulan Bator’ da kaldığımız günlerde bu lokantada nefis yemekleri yedik. Hatta gelirken Veli Beyin yaptığı kebaplardan İstanbul’a getirdik. Kendisine tekrar tekrar teşekkür ederiz. Otele dönerken yolda kavun aldık.
18 Temmuz 2024 Perşembe
Sabah kahvaltıdan sonra “Erdener Zuu” adlı manastıra doğru yola çıktık. (Harhorin” Karakurum, Moğolistan’ın eski başşehri olup yaklaşık 7 saat kadar sonra Karakurum’a 2 km uzaklıktaki Manastır’ın önüne parkettik. Bir kale ile çevrilmiş tapınağın önünde çok fazla ziyaretçi arası ve otobüsler vardı. Manastırların içinde olduğu kaleye bir kapıdan giriliyor. Manastır, Moğol İmparatoru Abtai Sain Han’ın Tibet Budizminin Moğolistan’ın resmi dini olduğunu kabul ettirmesinden sonra 1585 yılında inşa edilmiş. Kale duvarlarında 102 adet stupa varmış. Aslında 108 adet inşa edildiği söylense de 6 tanesi bulunamamış. Manastır 1688 yılında hasar görmüş. Bir zamanlar bu alanda toplam 62 adet manastır varmış ama 1939 yılında komünist rejim tapınakları tahrip etmiş. 1990 yılında bu rejim devrilince tekrar kalanlar ibadete açılmış. Tapınakları ziyaret ettikten sonra Karakurum’a dönerek Orhun Abidelerine doğru yola çıktık. Hava kararmaya başlamıştı. Karakurum kasabasının 46 km. kuzeyınde bulunan Orhun Abidelerine giden asfalt yolu Türkiye yaptırmış. Üzerinde ortada bir şerit bile var.46 km.lik yola girerken bir açık kapı var. Üzerinde “Bilge Kağan Karayolu” yazısı görülüyor. Tam hava kararırken Orhun Abidelerinin içinde olduğu müzeye geldik. İçeri girerken bilet alınıyor. Fotoğraf çekmek için de ayrıca 200 er tugrik ödedik. Tam müzeye girdik, elektrikler kesildi. Neyse 10 dakika sonra geldi. Buradaki kapalı alanda Kül Tigin ve Bilge Kağan yazıtlarının asıllarını gördük. Anıt mezarın yeniden tasarlanmış maketi, çeşitli balballar, mezar kabinleri, diğer yazıtlardan örnekler, o dönemden(Göktürk) kalma alet ve edavatlar gördük. Bu arada dışarda şiddetli bir yağmur ve gök gürültüsü sesleri vardı. Müzeden çıktığımızda hava tamamen kararmış, gece olmuştu. Bize rehberin ayırttığı otel ise güya yerimizi başkasına vermiş, biz açıkta kalmıştık. Karakurum’u ise seller götürüyordu. Yolları yağmur suları basmıştı. Birçok otele baktıktan sonra nihayet bungalov ve çadırlardan meydana gelen bir yerde kalmaya karar verdik. 35 dolara bir gece tertemiz bir bungalovda kaldık. Fakat tuvalet 10 metre uzaklıkta idi. Yalnız tertemizdi. Sahipleri de çok yardımcı oldular. Çok yorgun olduğumuzdan hemen yatıp uyuduk.
19 Temmuz 2024 Cuma
Sabah kalktığımızda hava çok soğuktu. Odada çay yapıp bungalovun penceresi önündeki ufak masada kahvaltı yaptık. Sonra rehber ve babası gelip bizi aldılar. Ulan Bator’a gitmek üzere yola çıktık. Yolda börek yapılan bir çadırın önünde durup börek yedik. Kıymalı börekleri anne yaptı, kızlar da bize servis yaptılar.
Ulan Bator’a öğleden sonra 10 saat bir yolculuktan sonra geldiğimizde Sukbatur Meydanına gittik. Burada Cengiz Hanın oturur şekilde devasa bir heykeli var. Yakınlarındaki müzenin içine girmeden dıştan gördük. Choijin Lama Tapınağını gezdik. Görkemli mimarisi ile görülmeye değer. Yine Türkish Restorana gidip müthiş kebaplardan yedik. Bu gece başka otele transfer olduk. Zolo Otel .İki gece için kahvaltı dahil 3.958 lira ödedik. Trafik açısından da çok rahat ettik.
20 Temmuz 2024 Cumartesi.
Kahvaltıdan sonra Ulan Bator’un meşhur pazarı “Naran Tuul’a(Kara Pazar) gitmek için taksiye 100 lira ödedik. Pazar çok büyük bir alana kurulmuş. Bizim yerel pazarlara çok benziyor. Herşey Çin malı. Herşey çok ucuzdu. Kaşmir denilen yünden yapılan kazak, bere, atkı ve eldivenleri harika. Yün bere, Japon yazlık şapka, bir kaç tane mont alarak ve pazarı akşama kadar dolaşarak lokantaya gittik. Müthiş kebaplar yedik. Hatta çaydanlıkla çay getirdiler. 2 paket te İstanbul’a tandır yaptırdım. Dışarı çıktığımızda sağanak halinde yağmur yağıyordu. Otele döndük. Dönerken taksiye 50 lira ödedik.
21 Temmuz 2024 Pazar
Saat 04.30 da otelden çıkarak Cengiz Han Havaalanına gittik. Uçağımız 07.55 de kalkacak. Go to gate’den aldığım Miat Havayolları yani Moğolistan Hava yollarına ait uçak ile direkt İstanbul Havalimanına geldik. Saat 12.55 . İstanbul Havaalanından Kavacık’a gelmek ise çok zor. Metro var. Havaalanında bir saatte metroya ulaşıyorsun. Metro Anadolu yakasına yok. Bir yolculuk böyle geçti. Ulan Bator-İstanbul uçak bileti. 29.415.- lira tuttu.

































